top of page

İttihat ve Terakki: Türkçülüğün Temellerini Atan Fikir Hareketi

Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde siyaset sahnesine çıkan İttihat ve Terakki Cemiyeti, yalnızca bir siyasi hareket olmanın ötesinde, Türkçülük fikrinin temellerini atan önemli bir yapıdır. 19. yüzyılın sonlarında Osmanlı Devleti’nin içinde bulunduğu buhranlı süreç, modernleşme çabaları ve Batı etkisiyle birleşerek yeni fikri akımları doğurmuştu. Bu süreçte, Osmanlıcılık ve İslamcılık gibi ideolojilerin devletin bekası için yeterli olmadığına inanan bir grup aydın, çareyi Türk milliyetçiliğinde buldu.



İttihat ve Terakki’nin Kuruluşu ve Yükselişi

İttihat ve Terakki Cemiyeti, 1889 yılında İttihad-ı Osmani Cemiyeti adıyla, Askeri Tıbbiye’de okuyan bir grup genç tarafından kuruldu. Cemiyetin amacı, Osmanlı Devleti’nin gerileyişini durdurmak ve modernleşmeyi sağlamak için mutlak monarşiye karşı mücadele etmekti. 1908’de II. Meşrutiyet’in ilan edilmesiyle birlikte İttihat ve Terakki, Osmanlı siyasetinde belirleyici bir güç haline geldi.

Bu dönemde Cemiyet’in temel hedeflerinden biri, Osmanlı toplumunun farklı unsurlarını bir arada tutmaya çalışmaktı. Ancak Balkan Savaşları ve I. Dünya Savaşı gibi olaylar, Osmanlıcılık fikrinin çökmesine ve Türkçülüğün daha baskın hale gelmesine sebep oldu. Bu noktada, Ziya Gökalp gibi fikir adamlarının etkisiyle İttihat ve Terakki, Türkçü bir çizgiye yöneldi.


Türkçülük Fikrinin Gelişimi ve Uygulamaları

İttihat ve Terakki, Türkçülüğü bir devlet politikası haline getirmeye çalıştı. Özellikle eğitim ve kültür politikalarında Türk kimliğinin güçlendirilmesine önem verildi. Türkçenin resmi dil olarak kullanılması, millî kimliği öne çıkaran tarih ve edebiyat derslerinin müfredata eklenmesi gibi adımlar atıldı.

Ayrıca, 1913’ten sonra devletin yönetiminde tam anlamıyla söz sahibi olan İttihatçılar, ekonomik anlamda da “Millî İktisat” politikasıyla yerli sermayeyi güçlendirmeye çalıştı. Türk burjuvazisinin oluşturulması, kapitülasyonlara karşı mücadele edilmesi gibi uygulamalar, Osmanlı Devleti’ni ekonomik bağımsızlığa kavuşturmayı hedefliyordu.


Miras

İttihat ve Terakki, 1918’de Mondros Mütarekesi ile resmî olarak dağılmış olsa da, mirası Türk milliyetçiliği açısından büyük bir etki bıraktı. Cumhuriyetin kurucu kadrosu içinde yer alan pek çok isim, İttihat ve Terakki’den gelen birikimle Türkiye Cumhuriyeti’ni şekillendirdi. Türkçülüğün devlet politikası haline gelmesi, modern eğitim sisteminin oluşturulması ve millî iktisat anlayışının geliştirilmesi gibi unsurlar, büyük ölçüde bu dönemin eseridir.

Bugün Türkçü gençler olarak, İttihat ve Terakki’nin ortaya koyduğu fikri temelleri anlamak ve bu bilinçle hareket etmek, tarihimize ve ideallerimize sahip çıkmak açısından önemlidir. İttihat ve Terakki, Türk milletinin birlik ve beraberliği için verdiği mücadeleyle, bizlere ışık tutmaya devam ediyor!


 
 
 

留言


bottom of page